Açıklama
Ebegümecigiller familyasına ait olan ve anavatanı Afrika kıtası olarak bilinen bamya, kendine has dokusu ve lezzetiyle Türk mutfağının en karakteristik sebzelerinden biridir. Yaz aylarında taze olarak tezgahlarda yerini alan, kışın ise kurutulmuş haliyle veya dondurularak mutfaklarımıza konuk olan bu şifa deposu bitki; özellikle domatesli ve bol limonlu zeytinyağlı yemeğiyle sofralara hafiflik katar. Aynı zamanda etli tencere yemeklerinde ve İç Anadolu mutfağının, özellikle de Konya’nın başyapıtlarından biri olan meşhur bamya çorbasında başrolü üstlenir. Kendine özgü o hafif tüylü yapısını zedelememek ve pişerken salgılayabileceği sümüksü dokuyu dengelemek için bol taze limon suyu veya koruk suyu kullanmak, lezzetli bir bamya yemeğinin en önemli mutfak sırrıdır.
Besin değeri ve sağlık açısından incelendiğinde bamya, düşük kalorili yapısına rağmen olağanüstü bir vitamin, mineral ve lif kaynağıdır. C, K ve A vitaminlerinin yanı sıra folat, kalsiyum ve magnezyum açısından oldukça zengindir. Özellikle sindirim sistemini koruyan ve mide zarına adeta kalkan olan müsilaj isimli jölemsi bitkisel lif yapısı sayesinde bağırsak sağlığını destekler, kan şekerinin aniden yükselmesini önler ve uzun süreli tokluk hissi sağlar. Aynı zamanda güçlü antioksidan içeriğiyle hücresel yaşlanmaya karşı savaşır ve bağışıklık sistemini destekler. Bamyayı pişirirken çok fazla karıştırıp zedelemeden, sap kısımlarını külah şeklinde huni gibi keserek ayıklamak ve hafif ateşte pişirmek, bu narin sebzeden maksimum şifa sağlamanın en etkili yoludur.


Değerlendirmeler
Henüz değerlendirme yapılmadı.