Açıklama
Soğangiller (Amaryllidaceae) familyasına ait olan ve kökeni Orta Asya’ya dayanan kuru soğan, dünya mutfaklarının ve özellikle Türk mutfağının tartışmasız en temel yapı taşıdır. Geleneksel tencere yemeklerimizin o meşhur soğan kavurma ritüeliyle başlayan hazırlık aşaması; zeytinyağlılardan etli sulu yemeklere, çorbalardan pilavlara kadar hemen her tarifin lezzet tabanını oluşturur. Sarı, kırmızı (mor) ve beyaz gibi farklı çeşitleriyle tezgahlarda yer alan bu vazgeçilmez sebze; çiğ olarak sumaklı piyazlarda, lahmacun ve kebapların yanında başrolü oynarken, ağır ağır karamelize edildiğinde ortaya çıkan o hafif tatlımsı aromasıyla tariflere inanılmaz bir derinlik katar.
Besin değeri ve sağlık açısından incelendiğinde kuru soğan, o keskin kokusunun ve göz yaşartan yapısının ardında muazzam bir doğal antibiyotik ve şifa kaynağı barındırır. Düşük kalorili olmasının yanı sıra C vitamini, B6 vitamini, folat ve potasyum açısından oldukça güçlü bir profile sahiptir. Özellikle soğana o güçlü antioksidan özelliğini veren ve hücresel yaşlanmaya karşı savaşan kuersetin maddesi; bağışıklık sistemini çelik gibi yapar, kalp damar sağlığını korur ve vücuttaki iltihaplanmayı (enflamasyonu) azaltmaya yardımcı olur. Soğanın içerdiği bu şifalı sülfür bileşiklerinden en yüksek oranda faydalanmak için onu piyaz ve salatalarda çiğ olarak tüketmek veya tencere yemeklerine katarken çok yüksek ısıda yakıp besin değerlerini öldürmeden hafifçe sotelemek en sağlıklı yöntemlerin başında gelir.


Değerlendirmeler
Henüz değerlendirme yapılmadı.